Sınır tanımayan sporcu

7 AYLIKKEN sert zemine düşüp görme yetisinin yüzde 92'sini kaybeden Erkan Pehlivanoğlu, şimdi 43 yaşında ve pandemi döneminde aldığı kiloları vermek için 3 aydır hergün bastonu ve ziliyle koşuyor.

sporcu
Daha Fazla Göster

Havaların sıcak olduğu günlerde bile koşmayı bırakmayan Erkan Pehlivanoğlu, pandemi döneminde aldığı kiloları da vererek 89’dan 67 kiloya düştü. Caddebostan sahilinde kalabalığa rağmen koşu yapan Pehlivanoğlu, “Her akşam bu sahili 3 defa tur atıyorum, ortalama 14 kilometre koşu yaparak, 22 kilo verdim. Sınır tanımayı sevmiyorum. Umutlu olmak lazım her zaman için hayatı olduğu gibi kabul etmek gerekir. Değiştiremeyeceğimiz şeylerin üzerinde durmaya hiç gerek yok” dedi.

Erkan Pehlivanoğlu, 7 aylıkken sert bir zemine düşüp, görme yetisini kaybetti. 20 metre görüşü olan 43 yaşındaki Pehlivanoğlu, vergi dairesinde memur olarak çalışıyor. Pehlivanoğlu da pandemi döneminde herkes gibi eve kapandı. Bu sürede kilo alan Pehlivanoğlu, aldığı kiloları verme hayaliyle pandemi döneminin bitmesini bekledi. Haziran ayında 89 kilo olan Pehlivanoğlu, Caddebostan Sahili’nde elinde bastonu ve zille her akşam koşmaya başladı.

Yazın en sıcak günlerinde bile koşmayı bırakmayan Pehlivanoğlu, 22 kilo verdi. Pehlivanoğlu, sahilde vatandaşların kendisini fark etmesi için bileğine korna takıyor. Pehlivanoğlu, taktığı korna sayesinde vatandaşlara çarpmaktan kaçındığı gibi ritmini koruyarak koşuyor. “Her akşam bu sahili 3 defa tur atıyorum. Ortalama 14 kilometre koşu yapıyorum” diyen Pehlivanoğlu’nun kendisi gibi görme engellilere çağrı yaptı.

“SINIR TANIMAYI SEVMİYORUM, GÜNDE 14 KİLOMETRE KOŞUYORUM”

Pehlivanoğlu, “Pandemi bittiğinde ben evden 89 kilo çıktım. Haziran ayından bu yana 22 kilo verdim. Bu benim için bir hayaldi ama insanın hayallerinin ve hedeflerinin olması mutluluk verici. Sınırları zorlamayı seviyorum. Önemli olan insanın neye rağmen, neleri yapabiliyor olmasıdır. Haziran ayından bu yana 100 gün geçti, ben bu 100 günün en az 85 günü koşu yaptım. Hayallerimin peşinden koşup onu yakaladım. Kiloları bu sayede gömdüm diyebilirim. İlk önce ritimli koşu için kendimi ayarlamaya çalıştım, çözümler bulmaya çalıştım. Önce bastonuma bisiklet zili taktım. O şekilde kullanmaya çalıştım çok pratik olmadı. Daha sonra ritmimi bozmadan burada nasıl koşabilirim diye düşündüm. Bileğime bir korna takmayı düşündüm. Güneş gözümü almadıysa ve hava kararmadıysa ortalama 20 metre görüşüm var.

Bu görüş alanı içerisinde insanları gördüğümde onlara uyarıcı olabilmesi için daha yaklaşmadan kornaya basmaya başlıyorum. Büyük olasılıkla genelde insanlar duyarlılık gösterip çekiliyorlar. Bazen kalabalıktan dolayı zorlandığım olabiliyor. O sırada eğer yol bulamazsam bir şekilde yavaşlamak zorunda kalıyorum. Bisiklet yoluna bir saniyeliğine girmek zorunda kalabiliyorum. Her akşam bu sahili 3 defa tur atıyorum, ortalama 14 kilometre koşu yapıyorum. Koşunun bana çok büyük faydaları oluyor. Ertesi gün çok zinde uyanıyorum. Dediğim gibi sınır tanımayı sevmiyorum. Umutlu olmak lazım her zaman için hayatı olduğu kabul etmek gerek ki, değiştiremeyeceğimiz şeylerin üzerinde durmaya hiç gerek yok” dedi.

Yorumlar kapalı.